08 Şubat 2013

Siz herkesten önemlisiniz!


Siz kendinize yeteri kadar değer veriyor musunuz? Aile ilişkilerini bir kenara bırakın, arkadaş ve aşk ilişkilerinden bahsedelim. "Bencil olmak" herkes ve hatta bende dahil olmak hepimizin kafasında olumsuz, negatif ve itici bir cümle.  Başkası size bu sözü söylediğinde şüphesiz kırılıp, üzülebileceğiniz bir sıfat "bencil". Peki ya neden? "Aman yanlış anlamasın", "aman üzülmesin ben üzüleyim", "kırılmasın" cümleleriyle hayatını sürekli kısıtlayan, her şeyi kontrol altında tutmaya çalışan, herkesi mutlu etmeye çalışan bir insan mısınız? Bunu kendinize de karşınızdakine de yapmayın. Tabii ki "herkesi kırıp, kimseyi düşünmeyin" değil. Önce kendinizi düşünün. Siz olacak olan şeylerden ne kadar ve nasıl etkilenirsiniz? Karşınızdaki, sizin yaptığınız fedakarlık, iyilik veya her hangi bir şeyin sonuçlarından sizden daha az etkilenecekse, yapmayın. Sonucunda tek başınıza üzülen siz olursunuz. Yapacaksanız da, karşınızda ki buna değecek mi onu bir düşünün ve ona göre karar verin. Yaptığınız her şeyden en çok siz etkilenirsiniz, kimse, en yakınınız bile sizin için üzüldüğü zaman, sizin kadar üzülemez bunu unutmayın. Bu yüzden önce siz. Siz kendinize değer verirseniz, etrafınızdan daha fazlasını göreceksiniz.


Karşınızdakini kendinizden çok sevmeyin. Ilişkilerde her zaman bir taraf daha çok sever, fedakarlık yapar, daha çok değer verir. Bu taraf siz olmayın. Biliyorum çok zor, hepimiz için zor fakat sonunda üzülmemek için böyle olması gerekiyor. Her zaman karşınızdakine gösterdiğiniz sevginin karşılığını alamazsınız. Bunu daha çok fedakarlık yaparak, değer vererek daha çok severek elde edebileceğinizi sanırsınız. Ağzından "Seni Seviyorum" lafını duyabilmek için şekilden şekile girersiniz. Fakat sonuç öyle olmaz. Karşı tarafı bunaltırsınız, sıkarsınız, soğutursunuz. Yalnız kalırsınız. Değerinizi düşürürsünüz, onların gözünde çantada keklik olursunuz. Sizi hiç hak etmeyen birinin ayaklarının altında bulursunuz kendinizi, hiç beklemediğiniz bir anda. Sizi kimse sevmese bile siz kendinizi sevin. Etrafınıza mükemmel, anlayışlı, sevgi dolu, güvenilebilir olduğunuzun sinyallerini verin. Yürüyüşünüz, kendine güveninizle tam tamına kendiniz olun. Böylelikle sizi siz olduğunuz için, sizin onları sevmenize fırsat vermeden sevecekler.




Her zaman fikrinizi, düşüncenizi net bir şekilde dile getirin, fedakarlığı karşınızdakinden bekleyin.  Bu şekilde insanlar sizin söylediklerinize daha çok değer vermeye, dinlemeye başlayacaklar. Hakkınız da "onun ne dediği önemli değil, zaten hiç bir şeyin aksini talep etmiyor" denmesi ve size fındık-fıstık muamelesi yapılmasındansa, sizin bencillik yaparak kararlı bir tavır sergileyip kendi istediğinizi söylemeniz daha geçerlidir. En ufak örneğinde bile, atıyorum,yemeğe çıkacaksınız siz Italyan mutfağı istiyorsunuz, karşınızda ki Osmanlı. Istediğinizin arkasında durun. Ne istediğini bilen ve ona yönelen bir insan ancak başarılı olabilir. Bu örnek bunun en basiti fakat şimdi bundan vazgeçerseniz ilerde kim bilir nelerden vazgeçersiniz. Bencillik diye tabir ettiğim bu kelime aslında fikir sahibi olmanızla eşdeğer. Çok büyük çıkmazlara girilirse ortak bir çözüm arayın. Ama hep ilk adımı karşıdan bekleyin. Bu anlamda "bencillik" tam da herkesin ihtiyacı olan bir şey. Çünkü hayal kırıklığı, üzüntü ve kullanılmışlık hissi tamamen ortadan kalkıyor.


"evet" demek her zaman iyi değildir. Her şeye evet diyen ve aksini iddia etmeyen insan; kendi isteklerinden ve düşüncelerinden arınmış bir insandır. Istediğiniz yere çekin, sizinle gelir. "Düşünüyorum öyleyse varım" lafını hepimiz biliyoruz. Var olduğunuzu ancak fikirlerinizle ve sözlerinizle belli edersiniz. Insanlar sizi istekleriniz, arzularınız, fikir ve düşüncelerinizle büsbütün kabul etmek zorundadırlar. Bunu kabul etmeyen kişi "sizi" kabul etmiyor, değiştirmek istiyor demektir. Kimse karşısındakinin fikrine katılmak zorunda değil fakat saygı göstermek zorunda. Sizin düşüncelerinizi, hareketlerinizi, yaşamınızı değiştirmeye çalışanlara izin vermeyin. Siz busunuz...


Siz değerlisiniz. Siz, siz olduğunuz için çevrenizdekiler var. Hayatınızdaki herkes sizin onlara verdiğiniz değer kadar var ve o kadar öneme sahip. Eski sevgililerinizi bir düşünün. Zamanında ne kadar önem verdiğiniz, düşündünüz, sevdiniz. Şimdi aynı değeri veriyor musunuz? Hayır. Bu yüzden de hayatınız da yoklar. Veya yolda yanınızdan yürüyen biri değer vermediğiniz, sevmediğiniz, tanımadığınız biri; ne kadar dikkatinizi çekiyor? Ne kadar algılıyorsunuz onu? Hiç. Ama sizin algılamadığınız ve umursamadığınız kişiye belki körkütük aşık biri var. Sizin yerinizde o olsa belki de oracıkta sarılacak ona. Bilemezsiniz. Bu yüzden değer duygularınız sizin kimi umursamayıp, kimi umursamanız gerektiğine kadar veren en önemli etken. Onu kontrol altına alın. Değer vermediğiniz ve özellikle size değer vermeyen herkesi hayatınızdan çıkarın. Arının. Az ama öz ilişkiler bu hayatta ihtiyacınız olan en önemli şeydir. Bu hayatı sizi hak eden, değer veren ve sizin önemli olduğunuzu hissettiren insanlarla yaşayın. Çünkü siz herkesten önemlisiniz...